| zuhal 的个人资料saturn照片日志列表 | 帮助 |
|
4月19日 şiir :PBAĞLANMIYACAKSIN Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak... CAN YUCEL 4月12日 bildiimiz şeeler ama bi daa vurgulamak istedim :PZEKİ KADINLARA SAYGILARIMLA…….. KARI & KOCA Bir çift hiç konuşmadan arabayla yolda gitmekteydi. Daha önceki bir tartışma münakaşaya dönüşmüştü ve hiçbiri teslim olmak istemiyordu. Keçi, katır ve domuzlarla dolu bir çiftliğin yanından geçerken koca, alaycı bir biçimde sorar: 'Akrabaların mı?' Karısı 'Evet' diye cevap verir ve ekler, 'Senin taraftan akrabalarım' KELİMELER Kocası karısına kadınların bir günde kaç kelime kullandığına dair bir makale okuyordu... 'Erkeklerin 15,000 kelimesine karşılık 30,000 kelime' Karısı yanıtladı: 'Sebebi erkeklere her şeyi tekrar etmek zorunda olmamızdır.' Kocası karısına döndü ve sordu: 'Efendim?' YARADILIŞ Bir gün bir adam karısına sordu: 'Aynı zamanda nasıl hem bu kadar salak, hem de bu kadar güzel olabildiğini anlamıyorum.' Karısı yanıtladı: Allah beni sen çekici bul diye çok güzel yarattı; Allah beni seni çekici bulayım diye çok salak yarattı!' KONUŞMAMA CEZASI Bir karı koca evde problemler yaşamaktaydı ve birbirlerine konuşmama cezası uygulamaktaydı. Aniden adam ertesi gün karısının kendisini sabah 5:00 da iş için bir uçuşu olduğundan uyandırması gerektiğini hatırladı. Sessizliği ilk bozan ve kaybeden kendisi olmamak için, bir kağıdın üzerine 'Lütfen beni sabah 5:00 da uyandır.' yazdı ve notu karısının bulabileceği bir yere bıraktı. Ertesi sabah, adam uyandı ancak saatin 9:00 olduğunu ve uçuşu kaçırdığını fark etti. Çok kızdı, tam karısının onu neden uyandırmadığını soracakken yatağın yanında bir parça kağıt buldu. Kağıtta 'Saat 5:00 uyan' yazmaktaydı. Erkekler bu tip yarışmalar için yeterli donanıma sahip değiller (İstisnalar Hariç) Allah erkeği kadından önce yaratmış olabilir, ancak şaheserden önce her zaman bir kabataslak vardır. 4月5日 erkeklere..Aşağıda yazılı sözcükler Tanrı ile insanın konuşmasını anlatan Talmud isimli kitaptan alınmıştır ve şöyle biter :
"..Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin, çünkü Tanrı gözyaşlarını sayar... Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı, ayaklarından yaratılmadı, öyle olsaydı ezilirdi... Üstün olmasın diye başından da yaratılmadı. Ama göğsünden yaratıldı, eşit olsun diye... Kolun biraz altında korunsun diye.. Kalp hizasında sevilsin diye..." hayat.."Sevdiğin kadar sevilirsin"
Yaşlı bir bey,sabah erkenden evinden çıkmış yolda ilerlerken,bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.Hemşireler pansuman yapmışlar,biraz beklemesini ve röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler. Yaşlı bey huzursuzlanmış, acelesi olduğunu,röntgen istemediğini söylemiş.Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar; "Eşim huzur evinde kalıyor,her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim,gecikmek istemiyorum" demiş.Eşinize bir haber iletir,gecikeceğinizi söyleriz deyince, yaşlı adam üzgün bir ifadeyle "Ne yazık ki karım alzheimer hastası, hiçbir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" der... Hemşireler hayretle "Madem sizin kim olduğunuz bilmiyor, neden hergün onunla kahvaltı etmek için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar... Adam buruk bir sesle; "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş... 4月4日 gülermisin ağlarmısınAdı - Soyadı: Zavallı Tıpçı Yaşı: Gençliğinin Baharında Mesleği: Tıp Öğrencisi. Şikayet: Hayattan zevk alamama, uyuşukluk, söyleneni ilk seferde anlayamama Hikaye: Yaklaşık tıp fakültesini kazandığından beri neredeyse her gün, hastada neşesizlik, can sıkıntısı, eskiden zevk aldığı işlerden zevk alamama varmış. Özellikle sınav haftaları hasta, boğulacak gibi oluyormuş. Geceleri sınıfta kaldığına dair kabuslar görüp uyanıyormuş. Bu şikayetlerle daha evvel psikiyatri polikliniğine başvuran hastaya ders çalışmaması, devamsızlık yapması önerilmiş. Ancak sınıfta kalma korkusu yüzünden hasta tedaviye uyum göstermemiş.Zaman zaman kısa, özet notlardan çalışmış, bazen sınavda az soru çıkacak notları okumamış bile; ama bir faydasını görmemiş. İki gün önce bir pediatri dersinde fenalaşan hasta, yakınları tarafından polikliniğimize getirilmiş. İleri tetkik ve tedavisinin düzenlenmesi amacıyla yatışı verildi. Özgeçmiş: Tıbba gelmeden önce bişeyciği yokmuş. Soygeçmiş: Ailede 3 doktor var. 2'si depresyon nedeniyle malulen emekli, 1'i Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde yatarak tedavi görüyor. Ön Tanı: Tıpış Tıpış Depresyon |
|
|